<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!DOCTYPE article  PUBLIC "-//NLM//DTD Journal Publishing DTD v3.0 20080202//EN" "http://dtd.nlm.nih.gov/publishing/3.0/journalpublishing3.dtd"><article xmlns:mml="http://www.w3.org/1998/Math/MathML" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink" dtd-version="3.0" xml:lang="en" article-type="research article"><front><journal-meta><journal-id journal-id-type="publisher-id">OALibJ</journal-id><journal-title-group><journal-title>Open Access Library Journal</journal-title></journal-title-group><issn pub-type="epub">2333-9705</issn><publisher><publisher-name>Scientific Research Publishing</publisher-name></publisher></journal-meta><article-meta><article-id pub-id-type="doi">10.4236/oalib.1101688</article-id><article-id pub-id-type="publisher-id">OALibJ-68491</article-id><article-categories><subj-group subj-group-type="heading"><subject>Articles</subject></subj-group><subj-group subj-group-type="Discipline-v2"><subject>Biomedical&amp;Life Sciences</subject><subject> Business&amp;Economics</subject><subject> Chemistry&amp;Materials Science</subject><subject> Computer Science&amp;Communications</subject><subject> Earth&amp;Environmental Sciences</subject><subject> Engineering</subject><subject> Medicine&amp;Healthcare</subject><subject> Physics&amp;Mathematics</subject><subject> Social Sciences&amp;Humanities</subject></subj-group></article-categories><title-group><article-title>
 
 
  Hemodynamic Forces Effective in Reshaping Vascular Geometry
 
</article-title></title-group><contrib-group><contrib contrib-type="author" xlink:type="simple"><name name-style="western"><surname>Erhan</surname><given-names>Kızıltan</given-names></name><xref ref-type="aff" rid="aff1"><sub>1</sub></xref><xref ref-type="corresp" rid="cor1"><sup>*</sup></xref></contrib></contrib-group><aff id="aff1"><label>1</label><addr-line>Department of Physiology, Faculty of Medicine, Baskent University, Ankara, Turkey</addr-line></aff><author-notes><corresp id="cor1">* E-mail:<email>erhankiziltan@gmail.com</email></corresp></author-notes><pub-date pub-type="epub"><day>31</day><month>07</month><year>2015</year></pub-date><volume>02</volume><issue>07</issue><fpage>1</fpage><lpage>7</lpage><history><date date-type="received"><day>23</day>	<month>June</month>	<year>2015</year></date><date date-type="rev-recd"><day>accepted</day>	<month>9</month>	<year>July</year>	</date><date date-type="accepted"><day>16</day>	<month>July</month>	<year>2015</year></date></history><permissions><copyright-statement>&#169; Copyright  2014 by authors and Scientific Research Publishing Inc. </copyright-statement><copyright-year>2014</copyright-year><license><license-p>This work is licensed under the Creative Commons Attribution International License (CC BY). http://creativecommons.org/licenses/by/4.0/</license-p></license></permissions><abstract><p>
 
 
   
   Besides the medical education, simulations became an attractive diagnostic method in some clinical cases. Recent advances in computerized image processing bring new practices entitled as “patient specific simulation” to the agenda. One of the successful applications which examines hemodynamic forces as a result of the interaction between blood flow and vessel wall constitutes the topic of this study. In this study, the terms and laws which provided a theoretical basis for the hemodynamic forces in circulatory system were evaluated from the biophysical point of view. With this perspective, the concepts of fluid viscosity and blood flow in elastic vessel were emphasized. The impacts of height and vessel diameter differences on flow conditions were discussed in terms of Bernoulli and continuity laws. Viscosity effect and the other factors that may impede the fluid flow were discussed in accordance with Poiseuille’s law. The relation between transmural pressure and dilatation in elastic vessel was evaluated considering Laplace law. Then, the dynamic forces in radial and axial directions occurring during fluid flow were defined. Clinically, it is important to know the interactions between blood and vessel wall endothelia. Current 
   in-vivo
    methods are not suitable for the measurements of spatial and temporal patterns of these interactions. However, classical engineering method of computational fluid dynamics, recently, took place in medical simulations that made it possible to calculate the hemodynamic parameters for every volume element defined in three-dimensional anatomically realistic vessel model. Patient specific simulations that are believed to be the core of the future project of “clinical diagnostic expert systems” will be an important tool in prescribing patient specific treatment and in the assessment of complication risks. With this perspective in this paper, we discussed the theoretical background and elucidated the role of hemodynamic forces in vascular pathologies. 
  
 
</p></abstract><kwd-group><kwd>Patient Specific Simulation</kwd><kwd> Computational Hemodynamics</kwd><kwd> Wall Shear Stress</kwd><kwd> Shear Rate</kwd></kwd-group></article-meta></front><body><sec id="s1"><title>1. Giriş</title><p>Hekimlik, diplomanın hak edilmesiyle birlikte mesleki girişimleri uygulama yetki ve sorumluluğunun kazanıl- dığı &#246;zel meslek gruplarından biridir. Bu nedenle, beceri artırmaya y&#246;nelik pratik uygulamalar mesleğin her d&#246;neminde eğitimin ayrılmaz par&#231;ası olmuş ve “&#246;nce zarar verme” (primum non nocere) &#246;ğretisi tartışılmaz evrensel ilke olarak kabul edilmiştir. Bu hassasiyet, &#231;ok eski d&#246;nemlerden beri “benzetim” uygulamalarının kullanılması gereğini doğurmuştur. Dilimize benzetim olarak &#231;evrilen “simulation”, ger&#231;ek bir sistem ya da s&#252;rece ait davranışın uygun aparatlar yardımı ile taklit edildiği ve &#231;oğunlukla da eğitim amacıyla kullanılan bir y&#246;ntem olarak bilinmektedir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref1">1</xref>] .</p><p>G&#252;n&#252;m&#252;z teknolojileri, biyolojik sistemlere ait davranış denklemlerinin &#231;&#246;z&#252;m&#252;n&#252; ve g&#246;rsel materyallere d&#246;n&#252;şt&#252;r&#252;lmesini &#231;ok kolaylaştırmıştır. Bu gelişmeler de, benzetim uygulamalarının &#231;eşitliliğinin giderek art- masına neden olmaktadır. Yenilik&#231;i bir yaklaşım olarak “etkileşimli benzetim”, tıp eğitiminde geniş kullanım alanı bulurken [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref1">1</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref2">2</xref>] klinik bazı uygulamalarda da, teşhis ve tedavinin y&#246;nlendirilmesinde, ilgi &#231;eken bir y&#246;ntem olarak karşımıza &#231;ıkmaktadır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref3">3</xref>] . Yaygın olarak kullanılan şekliyle, benzetimlerde kullanıcılar &#246;nceden tanımlanmış veya senaryolaştırılmış bilgi, soru, sorun ve durumlarla karşılaşırlar. Bundan farklı olarak, yeni teknolojiler “hastaya &#246;zel benzetim” (patient specific simulation) olarak isimlendirilen yeni uygulamaları g&#252;n- deme taşımıştır. Hastaya &#246;zel benzetimin başarılı &#246;rneklerinden biri olan vask&#252;ler patolojilerde, kan akış koşullarındaki değişimlerin nicel olarak &#246;ng&#246;r&#252;lmesine imkan sağlayan hemodinami uygulamaları bu &#231;alış- manın konusunu oluşturmaktadır.</p><p>G&#252;n&#252;m&#252;zde, hastaya ait anjiyografi, bilgisayarlı tomografi (CT), magnetik rezonans ve ultrasonografi g&#246;- r&#252;nt&#252;leri kullanılarak vask&#252;ler yapıların geometrik &#246;zelliklerinin belirlemesi ve sayısal 3-boyutlu (3D) damar modellerinin hazırlanması m&#252;mk&#252;nd&#252;r [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref4">4</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref5">5</xref>] . M&#252;hendislik biliminin uygulamalarından biri olan “hesaplamalı akışkanlar dinamiği” (Computational Fluid Dynamics, CFD) y&#246;nteminin hazırlanan damar modeli &#252;zerinde &#231;alıştırılması, vask&#252;ler yapılarda kan akış koşulları ve kanın damar duvarı ile etkileşimlerini nicel olarak belir- leme ve tartışabilme imkanı sağlamıştır. Vask&#252;ler patolojinin gelişimi ve komplikasyonları ile ilgili &#246;ng&#246;r&#252;de bulunulması, tedavinin se&#231;imi ve planlanması, tıbbi cihaz tasarımı ve optimizasyonu konularındaki y&#252;ksek y&#246;n- lendirme potansiyeli nedeniyle olduk&#231;a g&#252;&#231;l&#252; ve kabul g&#246;ren bir klinik ara&#231; olarak değerlendirilmektedir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref4">4</xref>] - [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref7">7</xref>] .</p><p>Hastaya &#246;zel benzetim uygulamaları, damarın 3D ger&#231;eğe yakın modelleri &#252;zerindeki hemodinamik kuv- vetleri tartışmaktadır. Bu nedenle bu &#231;alışmada, vask&#252;ler patalojilerde kan akış koşulları ve damarın yeniden şekillenmesine temel oluşturabilecek kavram ve yasalar biyofiziksel yaklaşımla tartışılmıştır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref8">8</xref>] .</p></sec><sec id="s2"><title>2. Teorik Arkaplan</title><sec id="s2_1"><title>2.1. S&#252;reklilik Yasası</title><p>Akış borusu geometrisi ve ile akış hızı arasındaki ilişkiyi tanımlayan s&#252;reklilik yasası (Equation (1)) k&#252;tlenin korunumu ilkesini temel almaktadır. Bu yasa, viskoz bir akışkanın, silindirik bir akış borusunun farklı yarı- &#231;aplara (r<sub>1</sub>, r<sub>2</sub>) sahip iki noktasından birim zamanda ge&#231;en hacminin (Q<sub>1</sub>, Q<sub>2</sub>) sabit olmasını gerektirmektedir (Şekil 1). Buna g&#246;re, herhangi bir nedenle damar &#231;apının daraldığı yerde kan akış hızında (v<sub>2</sub>) artış beklen- melidir.</p><disp-formula id="scirp.68491-formula150"><graphic  xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x5.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>Şekil 1. &#199;apı ne olursa olsun bir borunun herhangi iki noktasında debi (Q) sabittir. Borunun kesit alanından (A) birim zamanda (t) ge&#231;en sıvının hacmi olarak tanımlanan debi form&#252;l&#252; gizli olarak &#231;ap (r) ve akış hızı (v) parametrelerini i&#231;ermektedir.</p><disp-formula id="scirp.68491-formula151"><label>(1)</label><graphic position="anchor" xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x6.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula></sec><sec id="s2_2"><title>2.2. Bernoulli Yasası</title><p>Akış borusu geometrisi, y&#252;kseklik farklılıkları, akışkanın basıncı ve akış hızı gibi parametreleri enerjinin korunumu prensibi &#231;er&#231;evesinde tartışan bu yasa, akışkanın i&#231; s&#252;rt&#252;nmelerini g&#246;z &#246;n&#252;ne almaz. Bu koşulda, P basın&#231;, ρ yoğunluk, g yer&#231;ekimi, h y&#252;kseklik, v akış hızı olmak &#252;zere, akış borusunun farklı iki noktasında birim hacim akışkanın sahip olacağı toplam enerjilerin birbirine eşit olması beklenir (Equation (2)). Dolayısıyla Bernoulli yasası, toplam enerjinin bileşenleri olan basın&#231;, potansiyel ve kinetik enerji terimlerinin birbiri arasındaki d&#246;n&#252;ş&#252;mlerini tartışmaktadır (Şekil 2(a)).</p><disp-formula id="scirp.68491-formula152"><label>(2)</label><graphic position="anchor" xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x7.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>Bernoulli yasasının, akış borusunun birbirinden farklı &#252;&#231; &#246;zel durumundaki &#231;&#246;z&#252;mleri klinik olarak anlamlı değerlendirmeler yapılmasına neden olmaktadır.</p><p>1) İki nokta arasında y&#252;kseklik farkının olmadığı &#246;zel durum (h<sub>1</sub> = h<sub>2</sub>): Damar &#231;apının daraldığı noktada (r<sub>2</sub>) kan akış hızındaki (v<sub>2</sub>) artış kinetik enerji bileşeninde artışa neden olacaktır. Toplam enerjinin değişmezliği</p><disp-formula id="scirp.68491-formula153"><graphic  xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x8.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>(a) (c)</p><disp-formula id="scirp.68491-formula154"><graphic  xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x9.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>(b) (d)</p><p>Şekil 2. (a) Şekildeki gibi bir damarın herhangi bir noktasında birim hacimdeki akışkanın toplam enerjisi, P basın&#231;, ρ yoğunluk, g yer&#231;ekimi, h y&#252;kseklik, v akış hızı olmak &#252;zere basın&#231;, potansiyel ve kinetik enerji terimlerinin toplamı kadardır. Akışkanın farklı iki noktada sahip olacağı enerji toplamları birbirine eşit ve sabittir; (b) İki nokta arasında y&#252;kseklik farkının olmadığı &#246;zel durum (h<sub>1</sub> = h<sub>2</sub>); (c) İki nokta arasında &#231;ap farkının olmadığı &#246;zel durum (r<sub>1</sub> = r<sub>2</sub>); (d) İki nokta arasında y&#252;kseklik ve &#231;ap farklarının olmadığı &#246;zel durum.</p><p>kuralı gereğince, bu noktadaki basın&#231; enerjisinde (P<sub>2</sub>), kinetik enerjideki artış oranında azalma beklenmelidir (Şekil 2(b)). Basın&#231; d&#252;şmesi, arter dallanma b&#246;lgelerinde yan dal kanlanmasında azalmaya neden olacağından, &#231;ıkan aortada koroner arter orifisleri cıvarında g&#246;zlenen b&#246;yle bir durumun fatal seyreden sonu&#231;ları s&#246;z konusu- dur.</p><p>2) İki nokta arasında &#231;ap farkının olmadığı &#246;zel durum (r<sub>1</sub> = r<sub>2</sub>): Sadece y&#252;kseklik farklarının s&#246;z konusu olduğu bu durumda, Bernoulli yasası Pascal yasasına d&#246;n&#252;ş&#252;r (Şekil 2(c)). Bu yasaya g&#246;re, farklı y&#252;kseklikteki iki nokta (h<sub>1</sub>, h<sub>2</sub>) arasındaki basın&#231; farkı (∆P) esas olarak y&#252;kseklik farkı (∆h= h<sub>2</sub> − h<sub>1</sub>) tarafından belirlenir. Bu nedenle, kalp seviyesinden yukardaki b&#246;lgelerde kan basıncı daha d&#252;ş&#252;k &#246;l&#231;&#252;l&#252;r.</p><p>3) İki nokta arasında y&#252;kseklik ve &#231;ap farklarının olmadığı &#246;zel durum: Bu &#246;zel durumda Bernoulli yasası, akış borusunun birbirinden uzak iki notasındaki birim hacim akışkanın sahip olacağı basın&#231; enerjilerinin eşit (P<sub>1 </sub>= P<sub>2</sub>) olmasını gerektirmektedir (Şekil 2(d)). Ancak, ge&#231;erli olmadığı deneysel olarak g&#246;sterilen bu eşitlik, Bernoulli yasasının akışkanın viskozitesini (h) dikkate almamasından kaynaklanmaktadır. Viskozitenin de hesaba katıldığı durumda iki nokta arasında oluşan basın&#231; farkı (∆P) Poiseuille yasası ile tanımlanmıştır.</p></sec><sec id="s2_3"><title>2.3. Poiseuille Yasası</title><p>Şekil 2(d) deki gibi silindirik bir akış borusunda akan viskoz bir akışkanın, birbirinden “l” kadar uzakta iki noktası arasında oluşan basın&#231; farkı (∆P), akışkanın i&#231; s&#252;rt&#252;nmelerinin neden olduğu ısı enerjisine d&#246;n&#252;ş&#252;m&#252; ile a&#231;ıklanmaktadır. Sabit bir debiyle (Q) akışın s&#252;rd&#252;ğ&#252; durumda ısıya d&#246;n&#252;şen enerjinin miktarı, Poiseuille tara- fından tanımlandığı gibi, akış direnci (R) ile doğru orantılıdır (Equation (3)). h viskozite, l akış borusunun boyu olmak &#252;zere akış direnci ağırlıklı olarak yarı&#231;ap (r) tarafından belirlenmekte olup &#231;apı yarıya d&#252;ş&#252;ren bir daralma akışa g&#246;sterilen diren&#231;te 16 kat artışa neden olacaktır (Equation (4)). Dolaşım sisteminde debi azal- masına neden olabilecek b&#246;yle bir durum, kalbin etkinliğini artırarak debideki kaybı telafi edecek miktarda ek bir basın&#231; enerjisinin kana aktarılmasını gerektirecektir.</p><disp-formula id="scirp.68491-formula155"><label>(3)</label><graphic position="anchor" xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x10.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><disp-formula id="scirp.68491-formula156"><label>(4)</label><graphic position="anchor" xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x11.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula></sec><sec id="s2_4"><title>2.4. Viskozite Etkisi</title><p>Silindirik bir akış borusunda, i&#231; i&#231;e tabakalardan oluştuğu varsayılan hipotetik viskoz bir akışkanın tabakaları, laminer akış koşullarında birbirine paralel seyretmektedir (Şekil 3(a)). Bu koşullarda tabakalar arasında oluşan akışa ters y&#246;ndeki s&#252;rt&#252;nme kuvvetleri (F) akışkanın viskozitesi (h) ile ilişkilidir (Şekil 3(c)). Viskozite, bu nedenle, laminer akış koşullarında akışkanın bizzat kendisinin akışa g&#246;sterdiği direngenliğin bir ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Geometri kuralları gereğince, silindirik akış borusundaki viskoz akışkanın tabakaları arasındaki s&#252;rt&#252;nme y&#252;zey alanları (S) &#231;evreden merkeze doğru giderek azalmaktadır. Akış borusunun merke- zine doğru tabakalar arasında oluşan s&#252;rt&#252;nme kuvvetlerinde (F) de azalmaya neden olan bu durum, her bir</p><disp-formula id="scirp.68491-formula157"><graphic  xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x12.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>Şekil 3. (a) İ&#231; i&#231;e tabakalardan oluştuğu varsayılan hipotetik bir akışkanın akış sırasındaki şematik g&#246;steri- mi; (b) Yarı&#231;ap (r) doğrultusundaki hız gradiyenti (dv/dr); (c) Dıştan i&#231;e silindirik tabakaların s&#252;rt&#252;nme y&#252;zey alanları (S) ve tabakalar arasında oluşacak s&#252;rt&#252;nme kuvvetinin (F) değişimi.</p><p>tabakanın farklı bir akış hızına (v) sahip olması ile sonu&#231;lanmaktadır. Akış hızında yarı&#231;ap doğrultusundaki bu değişim “hız gradiyenti” (shear rate, SR) olarak adlandırılmaktadır. Merkezdeki tabaka en y&#252;ksek hıza sahip olmak &#252;zere, SR &#231;evreden merkeze doğru parabolik bir değişim g&#246;stermektedir (Şekil 3(b)).</p><p>Genel olarak, akış y&#246;n&#252;ne ters y&#246;nde oluşan s&#252;rt&#252;nme kuvvetinin (F) y&#252;zey alanına (S) oranı “kayma gerilimi” (shear stress, SS) olarak adlandırılır. Damar ile etkileşim halinde olan kanın en dış tabakası ile damar arasında oluşan SS, hemodinamik a&#231;ıdan &#246;zel &#246;neme sahip olup “duvar kayma gerilimi” (wall shear stress, WSS) olarak adlandırılmaktadır. &#199;alışmalar, endotel h&#252;cre davranışı &#252;zerindeki doğrudan etkisi nedeniyle WSS’nin diğer hemodinami parametreleri kadar &#246;nemli olduğuna vurgu yapmaktadır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref9">9</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref10">10</xref>] .</p><p>SS’in, SR ve viskozite (h) ile arasındaki ilişki Newton viskozite yasası (Equation (5)) ile tanımlanmıştır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref8">8</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref11">11</xref>] .</p><disp-formula id="scirp.68491-formula158"><label>(5)</label><graphic position="anchor" xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x13.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>Bu yasaya uyan hava ve su gibi &#231;oğu akışkanın viskozluk katsayısı sabittir ve “Newtoniyen” akışkan olarak değerlendirilir. Deneysel &#231;alışmalar, kan gibi bazı akışkanların SS’indeki değişimler nedeniyle değişken bir viskoziteye sahip olabileceği ve bu nedenle de “Newtoniyen olmayan” akışkanlar adı altında başka bir grupta değerlendirilmesi gerektiğini g&#246;stermiştir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref8">8</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref12">12</xref>] . Ancak, aorta gibi b&#252;y&#252;k damarlarda viskozite etkisinin ihmal edilebilecek d&#252;zeyde olması nedeniyle, pratik ama&#231;larla &#231;oğu hemodinami hesaplamalarında kan newtoniyen akışkan olarak kabul edilmektedir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref8">8</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref11">11</xref>] .</p></sec><sec id="s2_5"><title>2.5. Laplace Yasası</title><p>Hemodinami a&#231;ısından &#246;nemli olan bu yasa (Equation (6)), belirli bir “transm&#252;ral basın&#231;” (P<sub>t</sub>) etkisinde damar gibi esnek bir akış borusunun &#231;eperinde oluşacak “gerilme kuvveti” (T) ve yarı&#231;apı (r) arasındaki ilişkiyi tanımlamaktadır (Şekil 4).</p><disp-formula id="scirp.68491-formula159"><label>(6)</label><graphic position="anchor" xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x14.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>Yasaya g&#246;re, &#231;apı b&#252;y&#252;k olan damar &#231;eperlerinde daha b&#252;y&#252;k bir b&#252;y&#252;k bir gerilme kuvveti (T) oluşması, damar deformasyonları a&#231;ısından b&#252;y&#252;k damarları daha riskli kılmaktadır. Bu da b&#252;y&#252;k yarı&#231;aplı damar duvarının daha sağlam yapıda olmasının gerek&#231;esini oluşturmaktadır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref8">8</xref>] . Aksi durumda, aynı b&#252;y&#252;kl&#252;kteki gerilme kuvveti duvarı zayıflamış damar &#231;apında daha fazla genişlemeye (dilatasyon) neden olarak transmural basıncı dengelemeye &#231;alışacaktır.</p><p>SS ve gerilme kuvveti gibi damar duvarına doğrudan etkili kuvvetler, pulsatil kan akımının neden olduğu zamansal değişimlerin oluşturduğu kuvvetleri de i&#231;eren bir karaktere d&#246;n&#252;şmektedir. Dolayısıyla, damar l&#252;menini d&#246;şeyen endotel tabakası siklik ve transiyent karakterde statik olmayan karmaşık bir mekanik y&#252;k etkisinde kalmaktadır. Son zamanlarda, bu y&#252;k&#252;n aterogenez etiyolojisindeki olası etkisini araştıran &#231;alışmalar dikkat &#231;ekmektedir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref3">3</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref13">13</xref>] . Bu &#231;alışmalarda, hemodinamik kuvvetlerin damar endotel aktivitesinin d&#252;zenlen- mesinde, damar geometrisinin yeniden şekillenmesinde (anevrizma) ve ateroskleroz gelişiminde etkili olduğu bildirilmektedir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref13">13</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref14">14</xref>] .</p><disp-formula id="scirp.68491-formula160"><graphic  xlink:href="http://html.scirp.org/file/68491x15.png"  xlink:type="simple"/></disp-formula><p>Şekil 4. Damar gibi silindirik (r) yarı&#231;aplı esnek bir borudaki transmural basıncı (P<sub>t</sub>) dengelemek i&#231;in damar duvarında oluşan gerilme kuvveti (T). Gerilme kuvveti, damar boyunca a&#231;ılan bir kesiğin u&#231;larını bir arada tuta- bilmek i&#231;in, birim uzunluk başına uygulanması gerekli kuvvete karşılıktır. Pehlivan, F. den (8) değiştirilerek aktarılmıştır.</p></sec></sec><sec id="s3"><title>3. Tartışma</title><p>Deneysel fizyolojik &#231;alışmalar, kan basıncı, gerilme kuvveti ve WSS gibi hemodinamik parametrelerin anevriz- ma gelişiminin, kan akış debisi ve akış hızı gibi gibi fakt&#246;rlerin de aterosklerotik patolojilerin izlenmesindeki &#246;nemine vurgu yapmaktadır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref15">15</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref16">16</xref>] . Kan ile damar duvarı arasındaki etkileşimlerin uzaysal dağılımlarının yanı sıra pulsatil kan akımının bu etkileşim &#252;zerindeki transiyent etkisinin de biliniyor olması klinik a&#231;ıdan &#246;nem taşımaktadır. Bunun yanında, tedavi planlarının yapılması ve cerrahi ya da girişimsel tedavilerin olası sonu&#231;ları ile ilgili &#246;ng&#246;r&#252;lerin oluşturulması a&#231;ısından da bu parametrelerin biliniyor olması &#246;nemlidir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref10">10</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref17">17</xref>] . Ancak, mevcut iv-vivo y&#246;ntemler ile başta SS olmak &#252;zere, hemodinamik parametreleri &#246;l&#231;mek m&#252;mk&#252;n olmadığı gibi uzaysal ve zamansal dağılımları ile ilgili bilgi edinmek i&#231;in de bu y&#246;ntemler yeterli değildir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref15">15</xref>] . Bu nedenle, son zamanlarda hemodinamik parametrelerin hasta &#252;zerinde doğrudan &#246;l&#231;&#252;lmesine y&#246;nelik minimal invazif y&#246;ntemler geliştirmesi y&#246;n&#252;nde multidsipliner bir motivasyon dikkat &#231;ekmektedir [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref5">5</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref10">10</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref17">17</xref>] .</p><p>G&#252;n&#252;m&#252;z teknolojisi bu d&#252;zeyde y&#252;ksek &#231;&#246;z&#252;n&#252;rl&#252;kte &#246;l&#231;&#252;m yapılmasına uygun değildir. Ancak, klasik bir m&#252;hendislik uygulaması olan CFD, in-vivo &#246;l&#231;&#252;me gerek duyulmaksızın, damarda tanımlanan her bir hacim elemanı i&#231;in, ilgili parametrelerin hesaplanabildiği bilgisayar tabanlı bir araştırma y&#246;ntemi olarak tıbbi uygula- malar arasında yerini almış bulunmaktadır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref4">4</xref>] - [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref7">7</xref>] . &#214;zellikle aorta ve serebral arterlerde olduğu gibi, ciddi komplikasyonlarla seyreden damar darlıkları ve dilatasyonlarındaki gelişimin değerlendirilmesine y&#246;nelik klinik araştırmalar giderek artmaktadır [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref9">9</xref>] [<xref ref-type="bibr" rid="scirp.68491-ref10">10</xref>] . Gelecekte yaygınlaşması &#246;ng&#246;r&#252;len “klinik tanı uzman sistemleri” hedefinin n&#252;vesini oluşturduğuna inanılan bu araştırmaların, hastaya &#246;zel tedavi planı geliştirilmesi ve komp- likasyon risk değerlendirmesinde, y&#246;nlendirici sonu&#231;ları olacağı beklenmektedir.</p></sec><sec id="s4"><title>Cite this paper</title><p>Erhan Kızıltan, (2015) Hemodynamic Forces Effective in Reshaping Vascular Geometry. Open Access Library Journal,02,1-7. doi: 10.4236/oalib.1101688</p></sec></body><back><ref-list><title>References</title><ref id="scirp.68491-ref1"><label>1</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Bradley, P. (2006) The History of Simulation in Medical Education and Possible Future Directions. Medical Education, 40, 254-262. http://dx.doi.org/10.1111/j.1365-2929.2006.02394.x</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref2"><label>2</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">M&amp;#305;d&amp;#305;k, &amp;#214;. and Kartal, M. (2010) Simülasyona Dayal&amp;#305; T&amp;#305;p E&amp;#287;itimi. Marmara Medical Journal, 23, 389-399.</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref3"><label>3</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Van de Vosse, F.N. (2003) Mathematical Modelling of the Cardiovascular System. Journal of Engineering Mathematics, 47, 175-183. http://dx.doi.org/10.1023/B:ENGI.0000007986.69547.5a</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref4"><label>4</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Khader, S.M.A., Zubair Md., P.R., Rao, B.V.R.K. and Kamath, S.G. (2009) A Comparative Study of Transient Flow through Cerebral Aneurysms Using CFD. World Academy of Science, Engineering and Technology, 36, 606-610.</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref5"><label>5</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Filipovic, N., Ivanovic, M., Krstajic, D. and Kojic, M. (2011) Hemodynamic Flow Modeling through an Abdominal Aorta Aneurysm Using Data Mining Tools. IEEE Transactions on Information Thechnology in Biomedicine, 15, 189-194. http://dx.doi.org/10.1109/TITB.2010.2096541</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref6"><label>6</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Shojima, M., Oshima, M., Takagi, K., Torii, R., Nagata, K., Shirouzu, I., et al. (2005) Role of the Bloodstream Impacting Force and the Local Pressure Elevation in the Rupture of Cerebral Aneurysms. Stroke, 36, 1933-1938.http://dx.doi.org/10.1161/01.STR.0000177877.88925.06</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref7"><label>7</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Steinman, D.A. (2002) Image-Based Computational Fluid Dynamics Modeling in Realistic Arterial Geometries. Annals of Biomedical Engineering, 30, 483-497. http://dx.doi.org/10.1114/1.1467679</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref8"><label>8</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Pehlivan, F. (2015) Biyofizik. 8th Edition, Pelikan Yay&amp;#305;nc&amp;#305;l&amp;#305;k, Ankara.</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref9"><label>9</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Jeong, W. and Rhee, K. (2012) Hemodynamics of Cerebral Aneurysms: Computational Analyses of Aneurysm Progress and Treatment. Computational and Mathematical Methods in Medicine, 2012, Article ID: 782801.http://dx.doi.org/10.1155/2012/782801</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref10"><label>10</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Filipovic, N., Milasinovic, D., Zdravkovic, N., B&amp;#246;ckler, D. and Tengg-Kobligk, H. (2011) Impact of Aortic Repair Based on Flow Field Computer Simulation within the Thoracic Aorta. Computer Methods and Programs in Biomedicine, 10, 243-252.http://dx.doi.org/10.1016/j.cmpb.2011.01.005</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref11"><label>11</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Yoganathan, A.P., Cape, E.G., Sung, H.W., Williams, F.P. and Jimoh, A. (1988) Review of Hydrodynamic Principles for the Cardiologist: Applications to the Study of Blood Flow and Jets by Imaging Techniques. Journal of the American College of Cardiology, 12, 1344-1353. http://dx.doi.org/10.1016/0735-1097(88)92620-4</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref12"><label>12</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Simmonds, M.J., Meiselman, H.J. and Baskurt, O.K. (2013) Blood Rheology and Aging. Journal of Geriatric Cardiology, 10, 291-301.</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref13"><label>13</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Malek, A.M., Alper, S.L. and Izumo, S. (1999) Hemodynamic Share Stress and Its Role in Atherosclerosis. JAMA, 282, 2035-2042. http://dx.doi.org/10.1001/jama.282.21.2035</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref14"><label>14</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Ai, L., Yu, H., Takabe, W., Paraboschi, A., Yu, F., Kim, E.S., et al. (2009) Optimization of Intravascular Shear Stress Assessment in Vivo. Journal of Biomechanics, 42, 1429-1437. http://dx.doi.org/10.1016/j.jbiomech.2009.04.021</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref15"><label>15</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Torii, R., Oshima, M., Kobayashi, T., Takagi, K. and Tezduyar, T.E. (2007) Influence of Wall Elasticity in Patient-Specific Hemodynamic Simulations. Computers &amp; Fluids, 36, 160-168. http://dx.doi.org/10.1016/j.compfluid.2005.07.014</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref16"><label>16</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Wentzel, J.J., Chatzizisis, Y.S., Gijsen, F.J.H., Giannoglou, G.D., Feldman, C.L. and Stone, P.H. (2012) Endothelial Shear Stress in the Evolution of Coronary Atherosclerotic Plaque and Vascular Remodelling: Current Understanding and Remaining Questions. Cardiovascular Research, 96, 234-243. http://dx.doi.org/10.1093/cvr/cvs217</mixed-citation></ref><ref id="scirp.68491-ref17"><label>17</label><mixed-citation publication-type="other" xlink:type="simple">Miljkovic, O., Ivanovic, M., Filipovic, N. and Kojic, M. (2008) AI Models of the Hemodynamic Simulation. Journal of the Serbian Society for Computational Mechanics, 2, 59-72.</mixed-citation></ref></ref-list></back></article>